1 Ağustos 2016 Pazartesi

Doğma büyüme bir İzmir'li olarak son 15 yılımın her yazının bir bölümünü İzmir'in en güzel ilçelerinden biri olan Çeşme'de geçirdim. Ama malesef bir 16.sı olmayacak gibi görünüyor.
Bu aralar Yunanistan'ın Türkiye'ye yakın adalarına kaçmak çok moda oldu biliyorsunuz. Ben de ilk kez iki yıl önce Çeşme'nin yoğun gece hayatından ve hınca hınç dolu beach clublarından kaçmak için gitmiştim 20 dakika uzaklıktaki Sakız (Chios) adasına. Şimdiyse sıra herkese önermekte.


Yunanistan'ın Türkiye'ye en yakın beş adasından biri olan Chios' a, Çeşme'den hızlı feribotlar ile 20 dakikada, yavaş feribotlarla ise 50 dakikada rahatlıkla ulaşabiliyorsunuz. Adaya vardığınızda bizce ilk yapmanız gereken sıra sıra dizilmiş kiralama şirketlerinden araç, atv ya da motor kiralamak olmalı. Belki bisikleti de düşünebilirsiniz ama tüm adayı bisikletle gezmenin epey kondisyon isteyen bir iş olduğunu kabul etmek gerek. Bayram gibi popüler zamanlarda gidiyorsanız araç kiralama işini önceden halletmenizi öneririz. Yoksa geldiğinizde günün yarısını limana yakın olan publarda frape yudumlayarak ya da Sakız'ın lokal birasından içerek geçirmek zorunda kalabilirsiniz.

Gelelim kalınacak yerlere. Adaya yayılmış bir çok farklı otel bulunuyor ama amacınız kafa dinlemek ise tek önerimiz Aya Fotini (Agia Fotini). Bir çok küçük apart otel ve pansiyondan oluşan sahil şeridinde geceliği ortalama 40 euroya (iki kişi)  oda bulabilirsiniz. Ve bu odaların çoğu sabah kalktığınızda denize uyandığınız yerler. Büyük bir grupsanız Airbnb gibi sitelerden ev kiralama şansınız da var. 
Otelinize yerleştikten sonra ilk yapmanız gereken şey hemen mayonuzu giyip kumsala inmek ve kendinizi masmavi sulara bırakmak.

Güzel haber şu ki; Yunan adalarında genel olarak Türkiye'de alıştığımız beach club mantığı yok. Herkes istediği gibi kumsalı kullanabiliyor. Ama mevcut kumsalda bulunan şezlong ya da şemsiyelerden yararlanmak isterseniz  bir şeyler ısmarlamanız ya da 3 - 5 euro arası bir ücret ödemeniz gerekiyor.Bunun dışında bir giriş ücreti yok.

Ama Türkiye'deki gibi eğlenceli bir beach club arıyorsanız, limana 5 km uzaklık, adanın küzeyinde Glaroi Xios Beach Club' ı önerebiliriz. Üstelik, gençlerin çoğunlukta olduğu ve serinleten içkiler eşliğinde denizin ve güneşin tadını çıkarabileceğiniz Glaroi Xioss' da giriş ücreti yok ve şezlong için sadece 2 euro vermeniz yeterli :)

Gelelim en sevdiğimizkısma: Yemek meselesi. Deniz ürünleri seviyorsanız kendinizi  cennette sayabilirsiniz. Özellikle bir restoran önerisi yapmak cidden çok zor çünkü tüm retoranlar son derece kaliteli ve başarılı.  Yine de adettendir diyip bir iki öneride bulunacağız tabi ki. Adanın tek kumlu sahiline sahip olan Karfas' ta Bahari restoran bizim favorilerimizden . Sipariş ettiğimiz çeşit çeşit mezelerden ve  yemeklerden bir tanesini bile beğenmedik diyemiyoruz. Ama eğer tercihiniz biraz daha deniz kenarında oturup, ouzolarınızı yudumlarken mehtabı yakalamaksa; o zaman Lagkada'daki sıra sıra restoranlardan herhangi birini seçebilirsiniz. Tüm bu yemeklerin sonunda genelde tatlı ve kahve ikramları ve en önemlisi de bu lezzet şöleni size maksimum 20€ ya maloluyor.


Bir de aslında adanın iç kesimlerinde de gezilecek Mesta ve Pyrgi gibi iki küçük kasaba var ama bizler tam birer deniz insanı olduğumuz için oraları keşfetmeyi şimdilik size bıraktık.

Son olarak aman vizem yok, almaya da vaktimiz yok diyorsanız; Sakız'ın da dahil olduğu 5 ada için geçerli olan bir kapı vizesi uygulaması var. Bir hafta öncesinden tüm belgelerinizi turizm acentasına gönderirseniz, siz adaya ulaştığınızda kapıdan vize alabiliyorsunuz.

Geleneksel Türkiye pilajlarından ve tatillerinden sıkıldıysanız size Sakız adasını şiddetle öneriyoruz ve kadehlerimizi size kaldırıyoruz.

0 yorum :

Yorum Gönder