5 Şubat 2015 Perşembe


2014'te Hürriyet tarafından "Yılın Restoranı" ve Time Out tarafından da "2014'ün En İyi Yeni Restoranı" seçilen Nişantaşı'ndaki La Petite Maison, sevgililer gününde unutulmayacak bir gece geçirmeniz için önerebileceğimiz ideal bir mekan. 

Öncelikle isminden de belli olduğu gibi bir Fransız restoranı burası. Adı "Küçük Ev" anlamına geliyor. Özellikle Fransa'nın güneyinde yer alan Nice şehrinin mutfağına ait değişik tatları bulabiliyorsunuz. Nişantaşı'nın merkezindeki Gucci mağazasının hemen yanındaki bu restorana gitmek isterseniz en az 1 hafta önceden rezervasyon için aramanız gerektiğini söylemeliyiz çünkü özellikle medyada yüzünü görmeye çok alışık olduğumuz bazı kişilerin favori akşam yemeği mekanı olması nedeniyle çok popüler, bu yüzden de genelde epey kalabalık oluyor. 

Restorana adım attığınız an kendinizi Avrupa'da lüks bir mekana girmiş gibi hissediyorsunuz. Hatta direk Paris'te, Cannes'da veya Nice'teki orijinal La Petite Maison'daymış gibi bir izlenim oluşuyor çünkü garsonların adeta birer Fransız gibi olduğu, yüksek tavanlı,  insanların iş çıkışı kafalarını dağıtmak için bir kadeh Chateau Rayas içip rahatladıkları upuzun bir barı olan ferah bir atmosferle karşılaşıyorsunuz. Garsonlar çok ilgili, güler yüzlü ve yardımcılar. Böyle olmasını çok sevdik, çünkü genelde İstanbul'un "posh" mekanlarındaki servis biraz samimiyetten uzak olur ama burada hiç öyle değildi. Gerçekten işlerini sevdikleri ve sizin oradan memnun ayrılmanızı istedikleri her hallerinden belliydi. Oturur oturmaz şarap içmek istediğimizi söylediğimizde bize yönlendirilen şarap garsonu  ("sommelier") sayesinde geceye harika bir kırmızı Fransız şarabı ile başladık. Kırmızı şarap tercih etmeyenler için "Prosecco" yu da mutlaka öneriyoruz.  
Menüsü çok zengin ve Fransız mutfağı olduğu için tabi ki et ağırlıklı. Bizim tavsiyemiz başlangıçlardan yeşil mercimek salatasını ve kızartılmış minik kalamarları denemeniz. Ana yemek için değişik bir tat arıyorsanız ise portakallı ördeği öneriyoruz. Kendi yağında pişirilmiş olsa da bize biraz yağlı geldi, ancak yine de lezzetini başka hiçbir şeyle kıyaslamak mümkün değil. Son olarak da muhteşem bir cheesecake ile yemeği bitirip keyifli gecenize şarabınızla devam edebilirsiniz. 

Fiyatlara gelince: İstanbul ortalamasının üstünde olduğunu söylesek yanlış olmaz. 2-3 adet başlangıç, 1 karaf şarap, 1'er kadeh prosecco, ana yemek ve tatlı olarak kişi başı yaklaşık 250 TL gibi bir hesapla karşılaşıyorsunuz. Özellikle özel günlerde, kutlamalarda tercih edebileceğiniz bu restorana yine de mutlaka gitmenizi ve kendinize sevdiklerinizle birlikte güzel ve kaliteli bir ziyafet çekmenizi öneriyoruz.   



0 yorum :

Yorum Gönder