16 Aralık 2014 Salı


Predestination
Sene 1994. Yatağımın başucunda bu fotoğraf asılı. O zamanlar internet yok. Dergiden kesip özenle yapıştırmışım. Tarkan' a olan platonik aşkımdan henüz sıyrılmış, Amerikan sinemasıyla yeni tanışmışım. Bir süre Bruce Willis ile arasında gidip geldikten sonra Ethan Hawke da karar kılıp, hayallerimin aşkı olarak ilan etmişim. Sabahları ona bakarak uyanacağım, çok net!

Bu ne kadar böyle sürdü hatırlamıyorum, sanırım kendime etten kemikten aşıklar edinene kadar.. Ama ilk aşklar unutulmuyor biliyorsunuz.. Yıllar sonra bile Ethan Hawke' ın yeri benim için ayrıdır. Pek çok kadın için de öyle olsa gerek. Kadınlar arasında kendisini beğenmeyenine rastlamak pek olası değil.


Predestination 2014 yapımı bir Ethan Hawke filmi. Biz filmi, ayrı ayrı zamanlarda birkaç farklı kişinin tavsiyesi üzerine, büyük beklentilerle izlemeye başladık. Filmin ilk dakikalarından itibaren çözmeye çalıştığınız konusuyla sizi içine çeken bir senaryosu var. Hikayenin gelişme kısmı dialog üzerinden yürümesine rağmen anlatılanlar sizi yakalamayı çok iyi başarıyor. Hele bir de filmin ortalarında senaryo birden bire bilim kurguya dönüşüyor ki; açıkcası, filmden önce fragmanını dahi izlemediğimiz için, bu bizim hiç de beklediğimiz bir şey değildi.

Filmin yönetmenliğini The Spierig Brothers olarak da tanıdığımız Micheal Spierig yapıyor. Senaryo ise efsane bilimkurgu yazarı Robert A. Heinlein' in kısa bir hikayesinden esinlenerek yine Spierig kardeşler tarafında yazılmış. Türkiye' de henüz vizyona girmeyen film için "yılın en iyi filmi" yorumunu okuyabileceğiniz gibi "düşük bütçeli vasat bir yapım" olduğunu düşünenler de var. Sahneler genelde aynı mekanlarda geçiyor ve filmde teknolojik öğeler ya da olağanüstü efektler kullanılmıyor. Bu nedenle düşük bütçeli olduğuna katılıyoruz ama bizce filmin, atmosferini benzerlerinden oldukça ayıran ve aynı zamanda da şaşırtıcı kılan özelliği de bu.

Genelleme yapmak çok tercih ettiğimiz bir şey değil aslında, ancak kadınların bilimkurgu yerine romantik komedileri ya da umutsuz aşk hikayelerini daha çok tercih ettiği de bir gerçek sanırız. Predestination' ın hikayesi için bilimkurgu dedik ama bu sizi lütfen yanıltmasın. Film de çözmeye çalıştığınız şey aslında bilim değil hikayenin kurgusu. Ve bayanlar! Filmde içinize dokunacak bir aşk hikayesi de tabi ki var.

Ülkemizde vizyona girdiğinde filmin isminin nasıl Türkçe' ye çevrileceğini merak ediyoruz ama orijinal adıyla, film boyunca hikayeyi çözme çalışmalarımıza tüyo verdiği bir gerçek. Ethan Hawke' ın başarılı performansının da etkisiyle, bizim Predestination için puanımız tam.

Eğer Memento' nun kafa açan senaryosunu beğenmiş, Prestige' in o sephia atmosferini sevmişseniz, Predestination' ı da ilgi ve keyifle izleyeceğinizi düşünüyoruz.

"What if I could put him in front of you? The man that ruined your life? 
If I could guarantee that you'd get away with it, would you kill him?"






0 yorum :

Yorum Gönder